Bize Ulaşın

Aşağıdaki formu doldurarak bilgi talep edebilirsiniz.

7/24 Yanınızdayız

Doç.Dr. Yavuz Dizdar Okan Üniversitesi Hastanesi Kanser ve Beslenme Seminerinde!

Doç.Dr. Yavuz Dizdar Okan Üniversitesi Hastanesi Kanser ve Beslenme Seminerinde!

Doç.Dr. Yavuz Dizdar Okan Üniversitesi Hastanesi Kanser ve Beslenme Seminerinde!

Okan Üniversitesi Hastanesi ve Tuzla Belediyesi iş birliği ile yapılan farkındalık seminerinde Türkiye’nin en önemli isimlerinden Doç. Dr. Yavuz Dizdar’ı Tuzlalılar ile buluşturdu.
Türkiye’de Kanser ve Beslenme deyince akla ilk gelen İsimlerden olan Doç. Dr. Yavuz Dizdar’ın sunumuyla gerçekleşen seminerde bilgiler veren Dr. Dizdar;

Kansere Yakalanma Yaşı Düştü
Türkiye’deki kanser hastalıkları dağılımının yurt dışından çok farklı olmadığını biliyoruz. Bölgesel olarak birtakım farklılıklar var. Güneydoğu Anadolu’da mide, sindirim yolu kanserleri, İzmir’de özellikle akciğer kanseri görülür. Erken tanıda da ortada bir kanser var demektir. Bizim sorunumuz kanserin ortaya çıkmasını engellemek. Çünkü yaş aşağıya düştü. Yani 25 yaşında meme kanseri 15 yıl önce bilimsel kongrelere vaka sunusu olarak giderdi. Bugün artık neredeyse her hafta böyle bir hasta geliyor. 30 yaş çok sıradan hale geldi.


Az Yiyin, Öz Yiyin
Kansere yakalanmamak için ne gerekir derseniz, ben öncelikle yoğurt kaynağının güvenceye alınması gerektiğine inanıyorum. Çünkü yoğurt tek başına insan vucudundaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. O yüzden piyasadan alınabilecek yoğurt yok. Çiğ süt alınacak, çiğ süt 10-15 dakika kaynatılacak. Kaymağı çocuğa yedirilir mi? Mükemmel besleyici bir şey. Bir kere buradan başlayacaklar. Yoğurt ve kefir çiğ süt kaynağından yapılacak.

İki, piliçten uzak duracaklar. Tavuk bulurlarsa alacaklar.

Ben bunları söylediğim zaman genellikle tavuğu ve yoğurdu yasakladı diyorlar. Hayır, öyle bir şeyden söz etmiyorum. Doğalına erişilmesi gerekiyor. Bu şakaya gelecek bir durum değil. Biz de aynı şeyi yapıyoruz. Tavuktan vazgeçiyoruz. Yok çünkü. Sütü getirtiyoruz, yoğurdu ondan yapıyoruz. Olağanüstü çeşitli beslenmek falan yok. İlla her gün brokoli yiyeceğim diye bir şey yok. Az yiyin öz yiyin. Memleket zeytinyağı memleketi. Doğru dürüst zeytinyağı tüketimi yok. Onun yerine margarin tüketiyorlar. Zeytinyağı diyorsunuz, kokuyor diyorlar. Kokuyor diye gerçek yumurtayı yediremiyorsunuz. Gerçek sütü içiremiyorsunuz.

Organik etiketiyle yer alan ürünlere de değinen Dizdar, bu konuda da tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Dr. Yavuz Dizdar, organik etiketli ürünlerde de kimyasalların bulunabileceğini ve bu ürünleri tüketirken pişme sürelerinin, bozulma sürelerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Tüketici sağlığını hiçe sayan gıda endüstrilerinin besinler üzerinde yaptığı oynamaları raporları ile gösteren Dizdar, bu oynamaların insan ve tabiat sağlığı üzerindeki etkilerini de gözler önüne serdi.

Kanserden Korkmayın Artık teknoloji Var!

Tüm tedbirlere rağmen çağın vebası kanser hastalığı bizi bulursa ne yapılmalı, konusuna değinen Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Tayfun Hancılar; ‘’Son teknolojik alt yapı ile kurulan ve  ‘’Kanserden Korkmayın Artık teknoloji Var’’ sloganı ile kanser hastalığına savaş açan Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı ve Onkoloji Direktörü Yar. Doç. Dr. Tayfun Hancılar;’’ Kanser erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Biz hekimlerin kanser hastalığında en korktuğu süreç geç kalınmış olunmasıdır. Yeni dönem tedavi yöntemleri ve hızla gelişen teknoloji erken teşhis edildiğinde tedavi sürecini kısaltmaktadır.

Tabi teknolojinin en önemli getirilerinden biride tedavide kullanılan cihazların hedef hacmin şeklini daha iyi kapsaması ve sağlam organların alacağı doz miktarlarını azaltmasıdır. Tedavi süresini kısaltmaktadır.5 kat daha az sızıntı doz geçirgenliğine sahip kolimatör yapısı sayesinde, sağlam organların radyasyondan etkilenmesini en aza indirir ve ikincil kanser oluşum risklerinde en düşük değerlere sahiptir. Bu da özellikle çocukluk çağı tümörlerinde önemli avantaj sağlamaktadır. ‘’ dedi.

Bilgi / Okan Üniversitesi Hastanesi
Yükseköğretimdeki 17’inci yılını geride bırakan Okan Üniversitesi, “Okan” markasının ulusal ve uluslararası başarısını, sağlık sektörüne taşımayı hedefliyor.
Üniversite yapımına geçen yıl Tuzla’da başladığı, 50.000 metrekare alana sahip, 250 yatak kapasiteli, içerisinde 10 ameliyathane, 47 erişkin ve yoğun bakım ünitesi, IVF ünitesi, invaziv radyoloji ünitesi, poliklinikler ve kliniklerin yer aldığı, Okan Üniversitesi Hastanesi Hastanesi, hizmete açıldı.

Tıpta var olan 43 uzmanlık alanında ve yan dallarda, herkese eşit mesafede yaklaşımı ile hizmet vermeyi ilke edinen Okan Üniversitesi Hastanesi, başta İç Hastalıkları, Genel Cerrahi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Kadın Sağlığı ve Doğum, Onkoloji, Organ Nakli, Ortopedi ve Travmatoloji, Göz, Göğüs Hastalıkları, Psikiyatri, Nöroloji, Kulak-Burun-Boğaz, Plastik Cerrahi, Dermatoloji olmak üzere tüm branşlarda, özellikli tüm cerrahilerde, General Electric, işbirliği kapsamında teknoloji ve cihazları ile donatılan, Ameliyathane, Yoğun bakım, Yeni Doğan Kliniği, Radyoloji, Nükleer Tıp ve Acil Servis gibi hastanenin yüzde 85’ini kapsayan birimlerine 43 adet GE Sağlık cihazı ile deneyimli uzman hekim kadrosunu bir araya getiriyor. Ayrıca, E-5 Karayolu’na, Organize Sanayi Bölgesi’ne ve Tuzla Tersanesi’ne yakınlığı nedeniyle iş / meslek hastalıkları ve acil servisi ile yaralanmalarda ilk başvuru merkezi olma özelliği sağlıyor.

Hızla gelişen tıbbi teknolojilerinin en son ürünlerini hastalarının hizmetine sunacak olan Okan Üniversitesi Hastanesi, bu olanaklarla bir mükemmeliyet merkezi olmayı hedefliyor.