Bize Sorun

Aşağıdaki formu doldurarak bilgi talep edebilirsiniz.

7/24 Yanınızdayız

COVID-19 Geçiren Kişiler Hakkında Merak Edilenler!

COVID-19 Geçiren Kişiler Hakkında Merak Edilenler!

COVID-19 Geçiren Kişiler Hakkında Merak Edilenler!

Aralık 2019 da Çin’de ilk vakaların görülmesi ile başlayan ve tüm dünyaya yayılan daha sonradan SARS-CoV-2 olarak adlandırılan virüsün neden olduğu COVID-19 pandemisinin ilk yılını geride bırakmak üzereyiz. Peki, şuanda tüm Dünya’da merak konusu olan COVID -19 aşıları hakkında neler biliyoruz? COVID-19 geçiren kişiler aşı olmalı mı? Hastalığı geçiren kişiler tekrar COVID-19 olabilir mi? Antikor testleri ve koruyuculuk hakkında bir yıllık deneyimler ve yorumlar… Tüm merak edilenleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları/Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Serkan Atıcı yanıtladı.

Aralık 2020 sayılarına incelendiğinde Dünya’da 80 milyondan fazla vakanın görüldüğü, 1.7 milyondan fazla kişinin de hastalık nedeni ile kaybedildiğini görmekteyiz. İlk vakanın 11 Mart 2019 görüldüğü ülkemizde vaka sayısı 2 milyonu geçmiş olup, maalesef 20 bine yakın kişide COVID-19 nedeni ile hayatını kaybetmiştir. Pandeminin ilk dönemlerinde maske, mesafe, hijyen gibi kontrol önlemlerini tartışırken günümüzde başta COVID-19 aşıları olmak üzere tartışılan konularda, COVID-19 hakkında merak edilen sorularda, bilimsel gelişmeler ışığında güncellenmiştir.

Uzm. Dr. Serkan Atıcı ‘’Özellikle COVID-19 geçiren kişi sayısının fazla olması ve giderek de bu sayının artması, bu kişiler hakkında değişik soru ve sorunları da beraberinde getirmiştir. Bazen insanlarda kafa karışıklığına yol açan, bazı hasta veya yakınlarının kimi zamanda meslektaşlarımızın çeşitli iletişim yolları ile bizlere sormuş olduğu, bizimde toplumu bilinçlendirmek için önemli olduğunu düşündüğümüz COVID-19 geçirmiş kişiler hakkındaki en çok merak edilen soru ve sorunlar ile ilgili gelişmeleri güncel bilimsel bilgiler ışığında paylaşmak istedik.’’ dedi.

COVID-19 Geçirerek İyileşen Kişi Tekrar Aynı Hastalığı Geçirebilir mi? Geçirirse Daha mı Ağır Geçirir?

Bir yıllık tecrübeler göstermiştir ki iyileşen kişiler arasında tam oran bilinmese de bazı kaynaklarda %0.01-%0.1 olarak belirtilen oranlarda hastalığı tekrar geçirme riski vardır. Bununla ilgili hem ülkemizde hem de dünyanın çeşitli yerlerinde örnek vakalarda mevcuttur. Burada ki en büyük yanlış algı basında çıkan ya da çevreden duyulan münferit örneklerin herkes için genellemesinin yapılmasıdır. Herkesin immün sistemi yapısı aynı olmadığı gibi COVID-19 geçiren kişilerin immünizasyon yani hastalığa karşı koruyuculuk oluşturup, oluşturamama, koruyuculuk oluşturmuş ise ne düzeyde koruyuculuk oluşturduğu, oluşan koruyuculuğun ne kadar süre ile hangi oranda kişiyi koruyacağı gibi parametrelerde değişmektedir.

Bu noktada çokça kullanılmaya başlanılan ve giderek yaygınlaşan SARS-CoV-2 antikor testlerine de bir alt başlık açmakta da yarar var. Antikorlar immünsistemin bileşenlerinden biri olan humoral immünitenin antijenlere (virüse veya aşıda bulunan viral bileşenlere) özgül ürettikleri yanıtlardır. Antikor yanıtı bize bazı yorum imkânı sunsa da SARS-CoV-2 virüsüne karşı gelişen antikor yanıtının ne kadar süreceği, ne zaman azalarak sonlanacağı, kişiyi hangi oranda ne kadar süre koruyacağı günümüzde tam olarak bilinmemektedir. Bunu zaman ve bu zaman içerisinde yapılacak bilimsel çalışmalar gösterecektir. COVID-19 atlatan bazı kişilerinde antikor geliştiremediği de gözlenmiştir. Bu durum kişinin immünize olmadığını göstermeyebilir. İmmünsistemin farklı bölgelerinin (hücresel immünite) aktivasyonuna bağlı gelişen immünizasyon sayesinde bu kişilerde de koruyuculuk sağlanmış olabilir. Bu sebeplerden dolayı hastalığı geçiren kişilerin koruyuculuğum hala devam ediyor mu yaklaşımı ile farklı zamanlarda, tekrar tekrar antikor seviyeleri baktırmalarının bilimsel bir temeli yoktur.

İkinci kez hastalığı geçiren vakalar incelendiğinde bunların bir kısmının hastalığı ilkinden hafif veya asemptomatik olarak geçirdiğini, çoğunun benzer şiddette, bir kısmının da ilkinden daha ağır geçirdiğini, hatta dünya literatürün de ikinci kez geçirilen hastalık esnasında kaybedilenlerin olduğunu söylemek mümkündür. Hastalığın ikinci kez geçirilmesinin kesin olarak ilkinden daha ağır olacağı algısı da yanlıştır.

Özetle; COVID-19’u ikinci kez hatta ikiden de fazla kez geçirmek mümkün olmakla birlikte hastalığın ilk bir yılı gibi kısa bir döneme bakıldığında ikinci kez geçirenlerin oranı çok düşüktür. Başta bu virüse çok sık ve yoğun maruz kalan sağlık çalışanları olmak üzere tüm insanların hastalığı geçirse dahi rehavete kapılmadan, kontrol önlemlerine ve alınan tedbirlere maksimum derecede dikkat etmeleri doğru bir yaklaşım olacaktır.

COVID-19 Geçiren Kişinin COVID-19 Aşısı Olması Gerekir mi?

Uzm. Dr. Serkan Atıcı, ‘’Bu konuda şu an için netleşmiş bilimsel görüş birliği yoktur. Çeşitli uzman görüşleri mevcuttur. Tekrar hastalığa yakalanma oranının %0.1 in altında olduğunu, geçirilen hastalığın sağlıklı bireylerin %90-95’inde şu anki saptamalara göre 6 aya kadar koruma sağladığını, hastalığı geçiren kişilerde aşının lokal veya sistemik etkilerinin nasıl olacağına dair yeterli verinin bulunmayışını da dikkate alarak özellikle son 1-2 ayda, hatta 6 ay öncesine kadar hastalığı geçirenlerin, bu dönem için aşı olmamasını öneriyoruz. Bu konudaki bilgiler netleşip, ortak görüş birliği oluşana kadar farklı sağlık durumu olan kişilerin hekimleriyle görüşüp uzman görüşü doğrultusunda hekimi ile birlikte ortak karar vermeleri doğru olacaktır.’’ dedi.

 

Benzer Yazılar

Olumsuz Ebeveyn Tutumları Çocuklarda Psikolojik Sorunlara Neden Olur!
Olumsuz Ebeveyn Tutumları Çocuklarda Psikolojik Sorunlara Neden Olur!

Çocuğun istenmeyen davranışı karşısında bağırmak, o an için doğru ve tek çözüm gibi görünüyor olsa da, sonrasında çocukta olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Devamı

Dijital Dünyada Ailelerin Vakitsizliği Çocukların Mutsuzluk Sebebi
Dijital Dünyada Ailelerin Vakitsizliği Çocukların Mutsuzluk Sebebi

Yapılan bir araştırmaya dikkat çekerek, dikkatin tamamen çocuğun üzerinde ve farkındalığın olduğu sürenin düşünülenden çok daha kısa olduğunu, bu durumun çocukların mutsuzluğuna yol açtığını söyledi.

Devamı

Yüksek Ateş Periyodik Ateş Sendromuna Neden Olabilir!
Yüksek Ateş Periyodik Ateş Sendromuna Neden Olabilir!

Periyodik ateş sendromu sıklıkla 2 yaş ile 5 yaş aralığındaki çocuklarda görülür. Genel olarak çok yüksek ateş (41 dereceye ulaşan ateş), faranjit, ağız içerisinde çıkan aftlar, boyunda oluşan şişlik hastalarda görülebilir.

Devamı

“Güneş Yanıkları Çocuklarda Cilt Kanseri Riskini Arttırır”
“Güneş Yanıkları Çocuklarda Cilt Kanseri Riskini Arttırır”

Güneş yanıkları çocuklarda dahi, cilt kanseri riskini arttırır, bu nedenle güneşte her 2 saatte bir güneş kremini tekrar sürünüz.

Devamı

Lenf Hastalıkları Nelerdir?
Lenf Hastalıkları Nelerdir?

Lenf sistemi; lenf damarları, lenf bezleri, lenf sıvısı ve lenf hücrelerinden oluşan, doku ve organları kapsayan bir ağdır. Lenf sistemi; vücudun toksinlerden, atıklardan ve diğer zararlı materyallerden arınmasına yardımcı olur.

Devamı

Yenidoğanlarda Göbek Bağı Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?
Yenidoğanlarda Göbek Bağı Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Gebelik sırasında daima büyümekte olan bebeğiniz için besin ve oksijen taşıyan göbek kordonu, doğum sonrasında artık ihtiyaç kalmayacağı için uzun kısmı kesilerek alınır ve kısa bir parçası bırakılır. Bırakılan bu kısa parçanın da kendiliğinden düşmesi beklenir.

Devamı

Çocuklarda Boyun Eğrilikleri Neden Olur?
Çocuklarda Boyun Eğrilikleri Neden Olur?

Eğer hemen fark ettiyseniz; doktorunuzun da önerdiği egzersizlerle, 6 ay kadar bir süreyle boyun eğriliklerini düzeltebilirsiniz.

Devamı

Bebek ve Çocuklar İçin Güvenli Ev Kılavuzu!
Bebek ve Çocuklar İçin Güvenli Ev Kılavuzu!

Evin düzeni bebeğe göre ayarlanmalı

Devamı

Kawasaki Hastalığına Dikkat!
Kawasaki Hastalığına Dikkat!

Kawasaki hastalığı, ilk kez 1967 yılında Japonya’da genç bir doktor, Tomisaku Kawasaki tarafından keşfedildi. Başta Japonya olmak üzere hastalık en sık Asya ülkelerinde görülmektedir.

Devamı

Yenidoğan Testis Torsiyonuna Dikkat!
Yenidoğan Testis Torsiyonuna Dikkat!

Testisler anne karnında gelişirken böbrek bölgesinde oluşur. Testisin damar ve sinirleri böbrek bölgesinden gelir. Yani uzun bir sap ile aşağıya iner. Bu yerleşme tam anlamıyla olmayabilir. Herhangi bir yerde takılı kalır.

Devamı